kafam karışık lan, sanki fil oturmuş üstüme. sanki kalkmasa ölecem ama, başımın üstünde yerin var diyorum file. oda fil tabe, canına minnet oturuyor vesselam. leopar kovalasa kaçmam ha şimdi. öyle bi psikolojim var. aşşağı tükürsem sakal, yukarıya tüküremeden dayağı yerim bilader. sinirden köpürür gibiyim ama dışardan baksan zeytinyağı içmişcesine sakin. iki durumda olasılık dikkat ettiysen, herşey olasılıktan ibaret. kafamı kaşıyacak vaktim de var halbuki, hatta oturup 1000 kişinin kafasını kaşıyacak vaktim de var. ama sormazlarmı adama, neden kaşıyorsun diye.. o yüzden muntazaman kaçınırım bunu yapmaktan. rafting yapıversem ne güzel olur lan. konuyla alakasız ama zaten belli bi konu da yok. insanın aklına geleni yazması ne kopuk dimi, hani biri fizanda biri urfada iki zincir halkası gibi. ama dediğim gibi kafam karışık lan. kolum kopmuş sanki ama dert etmiyorum bunu, bişey olmaz bi tane daha var diyorum sanki. gözüm doluyken gülüyorum, gözüme bişey kaçtı diyorum. karnım acıkmış ama yemiyorum sanki, önümde yarım ekmek et döner+ayran, ama ben ısrarla yemiyorum. öğğ diyorum böğğ diyorum tü kaka diyorum yemiyorum. bir şekilde kendime birşeyleri inandırıp, istediğimi yapıyorum, istemediğimi yapmıyorum. zeki olmak ne zor lan. herşeye mantıklı bir açıklama bulup, her yanlışı doğruymuş gibi görebiliyorum. sağ ayak parmağımla kulağımı kaşıyıp düşünmem lazım, 8.2 şiddetinde sarsılıp kendime gelmem lazım, yolda gergedan görsem yadırgamam lazım. kuvvetle muhtemel bunlar olmayacak, ama lazım.
Yazarın notu: nimetle şaka olmaz!!!
17 Mayıs 2008 Cumartesi
11 Mayıs 2008 Pazar
Gocuk bulamadım üşüdüm

Fütursuz bir pokemon gibi kırlarda dolaşasım var bebeğim
şeker kız candy büyümüştür şimdi,
onunla tek gecelik ilişki ister bu gönül
karlarda yuvarlanmak istiyorum, kar topu olmak
kar topu olupta erkek kalmakta işin sırrı bebek.
kar topu olupta erkek kalmakta...
dağa kaçasım var sevdiceğim
koşup koşup yamaçtan paraşütsüz atlamak ister bu gönül
öylesine dertsiz, tasasız hiç düşünmeden
bulutlar tutar beni nasıl olsa,
ama tutmasa kafam gözüm parçalanır bebek, ölürüm...
rüzgara bırakmak isterim ruhumu
ama balkanlardan gelen soğuk hava dalgasına bırakmam bidenem
çünkü donar kalır, bi yere gidemez bu serseri ruhum
işte o zaman sinirlenirim bebek,
ruhum yeni balkan savaşlarına gebe...
çamurdan sanat yapasım var ayyüzlüm
elim kolum çamur, bir şeylere şekil vermek ister bu deli gönül
ama öyle çanak çömlek değil
çamurdan gökdelen yapasım var datlıdillim,
kerpiç kerpiç üstüne kurmak isterim binayı...
100 metre mesafeden kaleye falsolu şut çekesm var bebek.
tsubasa misali, topu elips ister bu gönül
fiçiuy fiçiuy diye efekt yapayım ağzımla
o top kaleye gidesiye,
bi koşu eve geleyimde öpeyim seni galındudaklım,
frenç kiss, yer yer tongue twist ister bu gönül...
hadi kalp atışlarımı hızlandır alyazmalım
tenim tenine degsin, tüylerim tiken tiken,
çadır kurayım olur olmaz bebek, kamp çadırı
doğanın keyfini çıkaralım birlikte,
sen odun kes ben cemaline bakayım, yer yer geyik avlayalım...
denizgözlüm, bu şiirim sanadır bebek
böyle şiirmi olur deme güselim, böyle şiirmi olur deme
şiir dediğin böyle olur, samimi, içten, coşku dolu
gönül ister hiç bitmesin
ama yaratıcılık da bi yere kadar be narçiçeğim
son satıra yazacak bişe bulamadım yaşampınarım,
bu arada şiirin adı havada kalmasın
gocuk bulamadım üşüdüm
üç nokta koyayım da derin anlamı varmış gibi olsun
gadasını aldığım ...
9 Mayıs 2008 Cuma
Plazma
Plazma. yeni meselem plazma. Bu güzel görüntü kalitesi olan ince ekran tv lere neden plazma diyorlar aklıma takıldı. Ufak çaplı bir gugıl gezintisinden sonra tam tanımını buldum. Plazma, birbirine eşit sayıda bağımsız elektron ve pozitif iyonlardan oluşan elektriksel anlamda Nötr, yüksek iyonize edilmiş gaz karışımının farklı bir hale dönüştüğünde kendisine verilen isimdir diyor gugıl. Apışıp kaldım. Copy paste yapması bile zor olan bu cümle kapasitemi zorlar gibiydi. Çevremi yokladım var mı bilen diye, yok. " İşte maddenin dördüncü hali abi " diye geçiştiriyorlar. İyi de nedir arkadaşım bu, nasıl bi hal nasıl bir tavırdır bu şeyimsi. Su değil, gaz değil.. jel mi? böle hani elimize alınca pıtır pıtır olur ya, öle bişeymi?? " Hahah çok cahilsin muhterem " diyorlar ama elinde somut bir açıklaması olan, al abi işte budur diyip elime veren biri çıkmadı karşıma. Çıksa da döverim orası ayrı. Bir de bu tvlerin hay difiniyşın ( high definition) olanları var. playstation 3 o olmadan tam randıman vermiyormuş. Yani bikaç sene sonra 'seve seve' alacaz hepimiz bu teknolojisi hakkında en ufak bilgimiz olmayan kutulardan. Bilmediğim şeyi izlemem ben diye rajon kesen arkadaşlar tüplü tv lerinin sınırlı görüntüsüne maruz kalacaklar, bir süre sonra bir mağaza vitrininde 'feşın tv' görüntülü plazmaları görünce alıyorum!! diye haykıracaklardır. Ama tüplü tv mi saklayacam ben, nolur nolmaz ... bütün plazmalar patlarsa ( ki gugıl da bulduğum tanıma göre kesin patlayacak bkz.3. satır) tüplü televizyonum yarim olur. Sega mı takar sabaha kadar pacman senin, süper mario benim zevk ve sefahat deryalarına gark olurum. Gericimiyim? asla!! ama plazma nın tanımını somut olarak bulana ya da getirene 100 bin lira + tasolarımı veriyorum..
7 Mayıs 2008 Çarşamba
Kanguru

Geçenlerde günlük hayatımıza pek bi etkisi olmayacak bir bilgi öğrendim. Kanguru Avustralya yerlileri yani aborjinlerin dilinde " bilmiyorum " demekmiş. Hikaye şu; kaşifler (sömürgeciler mi deseydim. neyse bunu başka bi başlıkta inceleriz) malum kıtayı keşfedip demir atarlar. Burda garip garip zıplayan hayvanlar görürler ve aborjinlere adlarını sorarlar. Onlar da mal tabi bilmiyorlar. Köyün en cahili çıkıp bilmiyorum diyor. Bu onların dilinde kanguru. Böylece bu hayvancağızın adı kanguru kalıyor.
Ama tabi bu yanlış!!! Şimdi gelelim benim tezime.. Derin mevzulara girmeyeceğim aksine dünyanın en yüzeysel insanı olduğumdan yüzeysel bir meseleye değineceğim.
Bence kanguru " bilmiyorum hacı " demek. Bilmiyorum demek değil. evet. Bana göre 'kan' bilmiyorum 'guru' hacı demek. Bildiğiniz gibi 'guru' hindu edi budu gibi dinlerde master, teacher gibi anlamlar taşımaktadır. Bilmiyorsanız burdan bakın http://en.wikipedia.org/wiki/Guru .
Ki bu da türkçede çokca kullandığımız 'hacı' kelimesiyle birebir uyuşmaktadır. Demek ki o cahil köylü bilmiyorum hacı demiştir. kan =bilmiyorum, guru =hacı. Böylece aborjin dilini de çözmüş bulunmaktayım. Ama şimdi aborjinin teki çıkıp dese ki " benim dilimi benden iyimi bilecen düdük! hemzemin! " onu bir güzel pataklamak boynumun borcudur.
Kaynaklar : vikipedia, kıçım.
Dağılın!!
6 Mayıs 2008 Salı
Holy shit..
Holy shit. hep aklımı almıştır bu kelime. yüz tane filmde milyon kere geçtiği için midir bilinmez ama aklımı almıştır işte. Holivud filmlerini çeviren türkler bunu 'lanet olsun, kahretsin, vb..' şeklinde yorumlamışlardır, haklılardır. ama en son izlediğim filmde altyazıyı yazan hiper zeka arkadaşımıza göre doğru çeviri 'kutsal bok'. evet tam çevirisi bu; 'kutsal bok'.bu son derece doğru çeviri çeşitli sorunsallara yol açıyor ; örneğin 'bokun kutsalı mı olur lan, la bildiğin bok işte' Bence bu arkadaşın savunması, dünya genelinde ineğinden tut, çekirgesine, heykelinden tut, kendi uzuvlarına kadar tapan insanlara dayanacaktır. belki holivud da poka tapıyordur diyecektir. bu insan kendini böyle savununca biz ne diyebileceğiz, hiçbişey. yanımızda getirdiğimiz kızılcık sopalarımızı arkadaşın vücudunun çeşitli yerlerine vuracağız, bu acıtacaktır. Arkadaş dayağını yedikten sonra yüzü gözü açılacak, ben ne pespayeymişim meğer diyecek bizden ve kutsal odundan özür dileyecektir. ve bu kesinlikle bizi problemin kaynağına götürür :
holy shit = kutsal pok ise holywood = kutsal odun = kızılcık sopası
gidin şimdi...
holy shit = kutsal pok ise holywood = kutsal odun = kızılcık sopası
gidin şimdi...
5 Mayıs 2008 Pazartesi
Depresif bir giriş...
Hadi nefes almayıverelim, tutalım
kalp atışımız hızlansın ki dışardan duyalım
beynimize giden kanın yüzde altmışı çekilsin bayılalım
limonlu kolonya yarimiz olsun ayılalım.
ayıldığımıza değmesin, hala sevmeyelim
nefes almayı, ama bencilce vermemeyi sevelim
kötü şeyler oldukça biriktirelim karbondioksiti
sonra kusalım, ne var ne yoksa çıkaralım hayata
vücut dengemiz yerine gelsin
devam edelim yaşamaya, aldığımız nefesi vermeye
hiç bir anlam ifade etmesin, ama biz devam edelim
belirli amaçlar edinip, saçma sapan şeyler başaralım
ama hala sevinmeyelim, sevmeyelim.
ne demiş kabzımal ismail usta
" mına koim ben böyle hayatı neyleyeyim"
yazarken çalan:: Radiohead - Nude
kalp atışımız hızlansın ki dışardan duyalım
beynimize giden kanın yüzde altmışı çekilsin bayılalım
limonlu kolonya yarimiz olsun ayılalım.
ayıldığımıza değmesin, hala sevmeyelim
nefes almayı, ama bencilce vermemeyi sevelim
kötü şeyler oldukça biriktirelim karbondioksiti
sonra kusalım, ne var ne yoksa çıkaralım hayata
vücut dengemiz yerine gelsin
devam edelim yaşamaya, aldığımız nefesi vermeye
hiç bir anlam ifade etmesin, ama biz devam edelim
belirli amaçlar edinip, saçma sapan şeyler başaralım
ama hala sevinmeyelim, sevmeyelim.
ne demiş kabzımal ismail usta
" mına koim ben böyle hayatı neyleyeyim"
yazarken çalan:: Radiohead - Nude
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
