Ucundan bucağından yakalamam lazım huzur denen zımbırtıyı. Maddi beklentilerden az da olsa sıyrılıp küçük şeylerle mutlu olmak galiba bunun sırrı. Ama hangimiz yapabildik ki bunu? değer yargılarımız kalmadı lan. bak kızdım küçük harfle yazıyorum gerisini. hayata uyum sağlamak için pragmatist olmadık mı? kendi egosunun çizdiği yolun dışına çıkan beri gelsin. hedeflerine ulaşmak için başkalarının sırtında yükselen insanlarla doldu memleket. ortam böyleyken nasıl sıyrılır insan maddiyattan. "ya başarılı ol, ya dürüst" diyor hayat. ya acımasız ol, ya sürün.
Mutluluk dediğimiz nedir ki zaten.. küçükken deterjanlı suya üfleyip baloncuklar oluşturmaktı mutluluk. biraz daha büyüdük, mahallede gol attık mıydı bizden mutlusu yoktu.. biraz daha büyüdük, elini tuttuğumuz komşu kızındaydı mutluluk.. biraz daha büyüyüp öss yi kazandık, artık özgürdük, buydu mutluluk. biraz daha büyüdük ve bitti üniversite belki çok şey öğrendik ama o eski saflığımızı unuttuk. biraz daha büyümeyecem lan ben, bu yaşta bunca şey almışsa elimden hayat, bi bildiği vardır bırakmaz artık. elimizi kaptırdık hayata, gözümüz karardı, biz karardık.
Bunca şikayete rağmen izleyeceğimiz yol yine tu kaka dediğimiz yoldur.
Günün sözü: köfteyle kalkan, kararla oturur.
Bana istinaden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bana istinaden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Temmuz 2008 Perşembe
17 Mayıs 2008 Cumartesi
Bir ihtimal daha var..
kafam karışık lan, sanki fil oturmuş üstüme. sanki kalkmasa ölecem ama, başımın üstünde yerin var diyorum file. oda fil tabe, canına minnet oturuyor vesselam. leopar kovalasa kaçmam ha şimdi. öyle bi psikolojim var. aşşağı tükürsem sakal, yukarıya tüküremeden dayağı yerim bilader. sinirden köpürür gibiyim ama dışardan baksan zeytinyağı içmişcesine sakin. iki durumda olasılık dikkat ettiysen, herşey olasılıktan ibaret. kafamı kaşıyacak vaktim de var halbuki, hatta oturup 1000 kişinin kafasını kaşıyacak vaktim de var. ama sormazlarmı adama, neden kaşıyorsun diye.. o yüzden muntazaman kaçınırım bunu yapmaktan. rafting yapıversem ne güzel olur lan. konuyla alakasız ama zaten belli bi konu da yok. insanın aklına geleni yazması ne kopuk dimi, hani biri fizanda biri urfada iki zincir halkası gibi. ama dediğim gibi kafam karışık lan. kolum kopmuş sanki ama dert etmiyorum bunu, bişey olmaz bi tane daha var diyorum sanki. gözüm doluyken gülüyorum, gözüme bişey kaçtı diyorum. karnım acıkmış ama yemiyorum sanki, önümde yarım ekmek et döner+ayran, ama ben ısrarla yemiyorum. öğğ diyorum böğğ diyorum tü kaka diyorum yemiyorum. bir şekilde kendime birşeyleri inandırıp, istediğimi yapıyorum, istemediğimi yapmıyorum. zeki olmak ne zor lan. herşeye mantıklı bir açıklama bulup, her yanlışı doğruymuş gibi görebiliyorum. sağ ayak parmağımla kulağımı kaşıyıp düşünmem lazım, 8.2 şiddetinde sarsılıp kendime gelmem lazım, yolda gergedan görsem yadırgamam lazım. kuvvetle muhtemel bunlar olmayacak, ama lazım.
Yazarın notu: nimetle şaka olmaz!!!
Yazarın notu: nimetle şaka olmaz!!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)